Sağlık Ocağı Uyku Hapı Yazar Mı?
Uykusuz Geceye Doğru
Kayseri’nin soğuk sabahlarına uyanırken, gözlerimdeki ağırlık neredeyse tüm bedenimi sarıyordu. Birkaç gündür bir türlü uyuyamıyordum. Yastığa başımı koyar koymaz düşüncelerim devasa bir kayaya dönüşüp kafamın içinde dönüp duruyor, her geceyi bir mücadeleye dönüştürüyordu. Birinin bana “Uyumaya ne dersin?” demesi, her gece aynı soruyu soran bir dost gibi bir rahatlama vermiyordu. Çünkü bu sorunun cevabı her gece değişiyordu: “Uykum yok.”
Sonunda, dayanamayıp sabahın ilk ışıklarıyla Kayseri’deki sağlık ocağının yolunu tuttum. Ama bu kez, içimde biraz daha cesaret vardı. Çünkü bir şeyler değişmeliydi. Uykusuzluk, artık günlük yaşamımı etkiliyordu. Ne kadar çalışırsam çalışayım, akşamları hiçbir şekilde derin bir uykuya dalamıyordum. Geceyi geçirmek için her yolu denedim: Müzik dinledim, kitap okudum, telefonumda gezdim ama hep aynı şey oldu: Gözlerim bir türlü kapanmadı.
Sağlık Ocağında Beklerken
Sağlık ocağının bekleme salonunda bir süre otururken, bir yandan içimdeki endişe ile boğuşuyordum. “Acaba bana uyku hapı verirler mi?” diye düşünüyordum. Bunu sormak, biraz garipti belki. Sağlık ocağı deyince aklıma genellikle basit tedaviler, grip aşıları ve küçük müdahaleler gelirdi. Ama bir uyku ilacı? Bunu benden talep etmeleri, sanki beni biraz ‘ağır’ bir hasta gibi gösteriyordu. Hem de ne kadar sinir bozucu bir şeydi!
Her şeyin temeli ruh sağlığıydı, değil mi? Eğer bir insan uyuyamıyorsa, demek ki bir şeyler yolunda gitmiyordu. Ama yine de biraz çekiniyordum. Uykusuzluğumun, aslında büyük bir sağlık sorunu olabileceğini düşünmüyordum. Belki de sadece geçici bir şeydi. Ama işte o an, içimdeki korku ve umut karışmıştı. Odaya girip doktorla göz göze geldiğimde, çözümün yalnızca bir hapla gelip gelmeyeceğini merak ediyordum.
Doktorun Cevabı
Doktora kendimi anlatmaya başladım. Sadece birkaç cümleyle, birkaç gündür süren uykusuzluk halimi özetlemeye çalıştım. Cümlelerim karışık, sesi kesik bir şekilde döküldü. Ama doktorun gözleri beni izlerken, “Bunu ciddi şekilde ele alıyoruz, ne olursa olsun” der gibi bir bakışla dinliyordu. Uykusuzluk, ona göre, sadece bir fiziksel sorun değil, bazen ruhsal bir dengesizliğin de habercisi olabilirdi.
Sonunda, ne düşündüğünü öğrenmek için biraz daha beklemek zorunda kaldım. Düşünceleri belli ki kafasında dönüp duruyordu. Ve sonra, bana baktı, birkaç saniye sessiz kaldı ve “Sağlık ocağında uyku ilacı yazmak, aslında genellikle önerilmez” dedi. Bir an için kalbim durdu. “Ne demek istemişti?”
Ama hemen ekledi: “Uyku hapları, genellikle geçici bir çözüm sağlar. Uzun vadede çözüm değil.” İşte bu noktada, ben de derin bir nefes aldım. Bunu bekliyordum. Bir yandan rahatladım, çünkü doktor gerçekten düşünerek bir karar vermişti. Ama diğer yandan, hayal kırıklığına uğramıştım. Çünkü bana bir çözüm önerisi vermek yerine, uykusuzluğumun nedenini daha derinlemesine incelemeyi tercih etmişti.
Sağlık Ocağında Çözüm Aramak
Doktor, bana uyku düzenimi ve alışkanlıklarımı gözden geçirmemi önerdi. Hangi saatlerde yatmaya çalıştığımı, ne kadar stresli olduğumu, gün içinde ne kadar hareket ettiğimi sordu. Sonunda, uyku hapı yazmanın bir çözüme değil, sadece geçici bir çözüm sunduğunu anlattı. “Yavaş yavaş bir düzen oluşturursanız, zamanla rahatlayacaksınız,” dedi.
Birkaç öneri verdi: Akşamları ağır yemeklerden kaçınmak, bilgisayar ya da telefon kullanmadan önce birkaç saat dinlenmek, gündüz saatlerinde dışarıda daha çok vakit geçirmek gibi. Bunu söylediğinde, biraz daha umutlu hissettim. Sanki bir yolda yürümeye başlamıştım. O an, belki de bu kadar basit bir çözümün beni rahatlatabileceğini fark ettim. Uyku hapı değil, sağlıklı bir alışkanlıkla bir çözüm bulmak… Evet, belki bu daha uzun bir süreç olacaktı, ama bir yandan da kendi sağlığımla yüzleşmeme yardımcı olacaktı.
Sonuçta Ne Oldu?
Sağlık ocağında aldığım yanıt, aslında benim içimde biraz karmaşa yaratmıştı. Çünkü hap almak, her zaman bir tür kolay yol gibi gelirdi. Ama sonunda anladım ki, bazen daha kalıcı bir çözüm bulmak için alışkanlıkları değiştirmek ve biraz da sabırlı olmak gerekiyor. Uykusuzluk, belki de bir alışkanlığın sonucuydu ve bu alışkanlıkları değiştirmek, hem bedenen hem de ruhsal olarak daha sağlıklı bir yola çıkmak demekti.
Doktorun bana verdiği tavsiyelere sadık kalarak, o geceyi daha huzurlu bir şekilde geçirdim. Uyuyamasam da, içimde bir umut vardı. Kendi bedenimi dinleyerek, belki de sadece bir hapla çözülmeyecek bir durumu, zamanla çözebilirdim.