İçeriğe geç

Eklemler neden kütler ?

Eklemler Neden Kütler?

Bir Sabah, Bir Ses

Sabahın ilk ışıkları, Kayseri’nin o soğuk sabahında pencereyi araladım. Şehir, her zaman olduğu gibi sakin, ama bir o kadar da gürültülüydü. Bazen insanların sadece suskunluklarıyla bile ne kadar gürültü yapabildiklerini düşünürüm. O sabah da öyleydi. Bir yandan gözlerimi ovuşturuyor, bir yandan başımı hafifçe sağa sola çevirerek eklemlerimin “küt” diye ses çıkarmasını izliyordum. Her sabah aynıydı. O kadar sık oluyordu ki, artık sesin kaynağını aramıyorum. Zaten alıştım. Ama o sesin bana bir şeyler anlatmaya çalıştığını biliyorum, duymamak mümkün değil. Bazen bu sesi sadece bir eklemin hızı ya da gerilmesi olarak düşünsem de, derinlerde bir yerlerde bu sesin anlamı olduğunu hissediyorum.

Küt Sesinin Ardında Neler Var?

Bir gün, “Eklemler neden kütler?” diye düşündüm. Her sabah aynı sesi duyarak uyanıyordum, ama bu sesin anlamını tam olarak kavrayamıyordum. Hangi eklemdeydi bu ses? Omuzumda mı, bileğimde mi, yoksa parmaklarımda mı? Her biri ayrı ayrı kütlüyordu. Ama içimde o kadar çok şey birikmişti ki, bu ses bana hep bir şeyler hatırlatıyordu. Belki de insanın bedeninde olduğu gibi, ruhunda da zaman zaman kütleyen yerler vardır. Bir yerin sıkıştığı, bir şeylerin yerine oturmadığı, bir şeylerin yanlış gittiği anlar…

İçimdeki o kırılgan yerleri düşünüyorum. Bazen çok rahat hissediyorum ama bir anda içimdeki bir yer “küt” diyor. Bir şeyin doğru olmadığını hissediyorum. Hemen bir endişe beliriyor. Acaba o “küt” sesi, hayatımın neresinde bir eksiklik olduğunu gösteriyor olabilir mi? İnan bana, bunu düşündükçe, sanki o ses sadece fiziksel değil, ruhsal bir yankı gibi de gelmeye başlıyor.

Kütleyen Eklemler, Kırık Düşünceler

Günlerden bir gün, iş yerinde bir toplantı vardı. O sabah o kadar çok düşünce vardı ki kafamda, vücudumun eklemleri ile kafamın arasındaki dengeyi kaybetmiş gibiydim. Toplantı başladı ve sunum yapmaya başladım. Ama bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Parmaklarım kayıyordu, sesim titriyordu, kalbim garip bir hızla atıyordu. O kadar çok birikmişti ki, anlatırken bile zorlanıyordum. Eklemlerim “küt” diye ses çıkarıyor, her şeyin yerine oturmamasının verdiği hisle yüzleşiyordum. O kadar çok şey vardı ki kafamda; kaygılar, korkular, belirsizlikler… Tıpkı eklemlerimin kütlemesi gibi, düşüncelerim de sürekli birbirine takılıp duruyordu.

O an fark ettim: Her şeyin bir nedeni var. Eklemlerim neden kütlüyor? Çünkü onlara yük biniyor, çünkü bazen vücut bir şeyleri doğru yerleştirememek üzere zorlanıyor. Tıpkı düşüncelerim gibi. Biriken tüm o ağırlık, bir anda eklemlerime, kaslarıma, ruhuma yansıyordu. Belki de bu, fiziksel bir uyarıydı: “Bir şeyleri fazla taşıyorsun, bu yükü paylaş.” Her şeyin bir zamanı olduğunu ve vücudumun bana, ruhumun dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu söylediğini fark ettim.

Eklemler ve Hayatın Tıkanan Noktaları

O gün, Kayseri’de o kadar güzel bir hava vardı ki, kafamdaki tüm bulanıklıkları bir kenara bırakıp dışarıda yürümek istedim. Güneşin yüzümü okşaması, beni biraz da olsa rahatlatmaya yetti. Ama hala bir eksiklik vardı. O eksiklik, tıpkı eklemlerimdeki o “küt” sesleri gibi, beni her an yakalayacak gibi hissediyordum. Adımlarım her ne kadar düzenli olsa da, bazı şeyler yerli yerine oturmuyordu. İçimde bir boşluk vardı, bir eksiklik… Tıpkı eklemlerimdeki o hareketin sonunda gelen gıcırtı gibi, hep bir şeylerin yarım kalacağına inanıyordum.

İçimdeki insan, “Belki de bu sesin anlamı, hayatında ne kadar çok şeyi biriktirdiğini ve bunları zamanında çözmek gerektiğini sana hatırlatıyor,” diyordu. O an, eklemlerimdeki o sesi anlamaya başladım. Bazen fiziksel acı, ruhsal bir uyarıydı. Tıpkı düşüncelerim gibi, vücudum da bazen bir şeylerin doğru şekilde akmadığını hissediyordu. Her ne kadar bu eklem kütlemeleri basit bir kas gerilmesi gibi görünse de, bana bir şeyler anlatıyordu. “Bazen, bir şeyi düzeltmek için biraz sabırlı olman gerekir,” diye düşündüm.

Sonuç: Kütleyen Eklemler, Yola Devam

Akşam olunca, bir şeyler çok daha netleşmişti. Eklemlerim, hayata dair o kırık noktaları hatırlatıyordu. Belki de o kütleyen sesler, bana bir şeyleri çözmek için beklemem gerektiğini, bazen yerinden oynatıp yeni bir düzene sokmam gerektiğini söylüyordu. Ama yine de, zamanla her şeyin yavaşça yerine oturacağını fark ettim. Tıpkı eklemlerimdeki sesler gibi, bir şeyler düzenine oturdukça daha rahat hissedecektim.

O yüzden, “Eklemler neden kütler?” sorusu belki de sadece bir fiziksel reaksiyon değildi. O ses, bana hayatımda eksik kalan, yerine oturmayan, çözülmesi gereken şeyleri hatırlatıyordu. Ve en önemlisi, o kütleyen ses, bana yavaşlamam gerektiğini söylüyordu. Korkma, biraz dur ve bir adım geriye çekil. Belki de bu ses, bir iyileşme sürecinin, bir düzenin başlangıcıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort deneme bonusu
Sitemap
elexbet güncel girişbetexper bahis