Bir dilekçe yazarken, neyi, nasıl ve neden yazdığımıza dair hiç düşündük mü? Her şeyin bir yerinin olması gerektiğini bilsek de, bazen bu yerin ne olduğunu tam olarak kavrayamayız. Bu belirsizlik, felsefede sıkça karşılaşılan bir temadır. Ontolojinin, epistemolojinin ve etik anlayışlarının birleştirilerek çözülmesi gereken bir mesele… Bugün, “Sulh Hukuk Mahkemesi dilekçesi nereye verilir?” gibi görünüşte basit bir soruyu ele alırken, aslında bu basit görünüşün ardında daha derin anlamlar barındığını keşfedeceğiz. Hukuki bir başvuru, sadece bir bürokratik süreçten ibaret değildir. Aksine, hukukun temelleri ve toplumdaki rolü, insanların adalet anlayışlarını, doğruyu ve yanlışı nasıl tanımladıklarını, bilgiyi nasıl yapılandırdıklarını sorgulamak için fırsatlar sunar. Epistemolojik…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Sekreterin Yeni Adı Nedir? Güç, İktidar ve Demokrasi Üzerine Bir Siyasi Analiz Sosyal değişim, kelimelerin anlamlarını, toplumların algısını ve güç ilişkilerini dönüştüren bir süreçtir. Bir kavramın evrimi, sadece dildeki bir değişiklik değil, aynı zamanda o kavramı taşıyan kurumların ve ideolojilerin de nasıl şekillendiğini gösterir. Sekreter kelimesi de, bu dönüşümün izlerini taşıyan önemli bir örnektir. Eskiden sadece ofislerde çalışan, bürokratik işlerle meşgul olan bir figür olarak kabul edilen sekreterin, günümüzde “ofis yöneticisi”, “executive assistant” gibi kavramlarla yer değiştirmesi, yalnızca iş dünyasındaki değişiklikleri değil, aynı zamanda toplumların güç, iktidar ve katılım anlayışındaki evrimi de yansıtır. Sekreterin “yeni adı”, toplumsal cinsiyet rollerinden iktidar…
Yorum BırakKarışık Izgara Tabağında Neler Olur? Bir Felsefi İnceleme Bir restoranda otururken gözlerinizin önünde bir karışık ızgara tabağı belirdiğinde, aklınıza ilk gelen şey ne olur? O tabakta bulunan çeşit çeşit yemek, bir araya geldiğinde ne anlam ifade eder? Farklı tatların, farklı doku ve aromaların birleştiği bu tabağın bizlere sunduğu şey, yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda yaşamın çeşitliliği, arayışlar ve seçimlerimiz üzerine derin bir düşünme fırsatıdır. Peki, gerçekten de karışık bir tabakta neler olur? Bu soruyu yalnızca gastronomik açıdan değil, felsefi bir bağlamda da ele almak, bize hem etrafımızdaki dünyayı hem de kendimizi anlamaya yönelik yeni perspektifler kazandırabilir. Yemeklerin, kültürel normların,…
Yorum BırakTurkcell APN Türü Ne Olmalı? Teknolojinin Toplumsal Bağlamda Anlamı Dijitalleşen dünyada, bir internet bağlantısının yaşamımızda ne kadar merkezi bir hale geldiğini artık hepimiz kabul ediyoruz. Sadece iş, eğitim ve eğlence için değil, günlük yaşamın her yönü için internetin erişilebilirliği son derece önemli. Ancak bu erişim, bazen basit gibi görünen teknik detaylarla şekilleniyor. Mesela, bir mobil cihazın internet bağlantısını sağlamak için gereken ayarlardan biri de APN (Access Point Name) türüdür. Peki, “Turkcell APN türü ne olmalı?” sorusuna sadece teknik bir cevap vermek yeterli midir, yoksa bu konu, toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve dijital ayrımcılık gibi daha geniş bir perspektifle ele alınmalı mıdır?…
Yorum BırakPhotoshop Hangi Formatları Açar? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Günümüzde dijital teknolojiler, yalnızca bireysel yaratıcı süreçleri değil, aynı zamanda toplumların yapısını ve gücünü de dönüştüren bir araca dönüşmüş durumda. Dijital ortamda görselleştirilen her şey, bir anlamda toplumsal düzenin, ideolojilerin ve güç ilişkilerinin şekillendiği bir platforma dönüşüyor. Bir görsel tasarım programı olan Photoshop, fotoğraf ve grafiklerin dijital bir biçimde inşa edildiği bu yeni dünya düzeninde, özellikle görsel medya üretiminde belirleyici bir rol oynuyor. Peki, Photoshop hangi formatları açar? Bu basit soru, aslında iktidar, meşruiyet, kurumlar, yurttaşlık ve demokrasi gibi karmaşık toplumsal kavramlarla derinlemesine bağlantılıdır. Çünkü bir formatın açılması, bir bilginin, bir…
Yorum BırakGeçmişin izlerini takip etmek, sadece tarihe tanıklık etmekle kalmaz, bugünün dünyasını da anlamamıza yardımcı olur. Tarihsel bir bakış açısıyla, bir toplumun eğitim yapısı, toplumsal değişimin, değerlerin ve ideolojilerin en açık göstergelerindendir. Ortaokullar, sadece eğitimi organize etme biçimi olarak değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, devlet politikalarının ve ekonomik ihtiyaçların bir yansıması olarak da şekillenmiştir. Bu yazıda, ortaokulların tarihsel gelişimini inceleyerek, eğitim sistemimizin bugüne nasıl evrildiğine dair bir perspektif sunmayı amaçlıyorum. Ortaokul Kavramının Ortaya Çıkışı ve İlk Dönemler Ortaokul kavramı, modern eğitim sistemlerinin bir parçası olarak, 19. yüzyılın ortalarına kadar belirginleşmeye başlamıştır. Ancak, bu döneme kadar eğitim, çoğunlukla elit sınıflar ve kilise…
Yorum BırakKamu Nasıl Borçlanır? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Giriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, insanın içsel dünyasına dair bir aynadır; onun yalnızca düşüncelerini değil, aynı zamanda toplumların derin yapılarını, ilişkilerini ve karmaşık dinamiklerini de yansıtır. Bir kelimenin gücü, bir metnin dönüştürücü etkisi, bazen içindeki basit bir cümledeki anlam yoğunluğuyla başlar ve insanı düşündürür, toplumu sorgulatır. Edebiyat, anlatıların insan hayatındaki etkilerini derinlemesine keşfederken, aynı zamanda toplumsal olaylara dair daha geniş bir perspektif sunar. Tıpkı bir romanın, şiirin ya da hikayenin karakterlerin psikolojisi ve dünyasıyla iç içe geçmesi gibi, kamu borçlanması da yalnızca ekonomik bir süreç değildir; toplumun değerleri, çıkarları, kısıtlamaları…
Yorum BırakÖzlük Hakları Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, kelimelerle bir dünya yaratmanın ötesine geçer; bazen toplumsal yapıları sorgulayan, bazen bireysel hak ve özgürlükleri savunan, bazen de insanın varoluşsal sancılarına ışık tutan bir araçtır. Her bir kelime, bir anlam taşır ve her anlatı, bir dönemin, bir toplumun, bir bireyin içsel çalkantılarını dışa vurduğu bir aynadır. Özellikle toplumsal ve bireysel haklarla ilgili anlatılar, yalnızca edebi bir yorumdan çok daha fazlasını içerir. Edebiyat, özlük hakları gibi önemli bir konuya bakarken, bu hakların edebi bir araç olarak nasıl kullanıldığını ve bu hakların hikayelerde, karakterlerde ve sembollerde nasıl yansıtıldığını anlamamıza yardımcı olabilir. Özlük hakları, bir…
Yorum BırakSendika Kurma Hakkı Hangi Haktır? İş hayatına atılan bir genç, çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyor. Emekli olmuş bir birey, yıllar süren çalışmasının ardından hak ettiği sosyal güvencelere dikkat çekiyor. Bir memur, devletin yaptığı reformların yanı sıra, sendikal hakları konusunda daha fazla söz hakkı talep ediyor. Tüm bu sesler, bir noktada birleşiyor: sendika kurma hakkı. Ancak, bu hakkın anlamı, kapsamı ve önemi çoğu zaman gözden kaçabilir. Peki, sendika kurma hakkı hangi haktır? Neden bu hak, insan hakları ve sosyal haklar arasında özel bir yer tutar? Bu soruların cevabını ararken, sendika kurma hakkının sadece işçi haklarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bireylerin özgürlüklerini, demokratik…
Yorum BırakSel Nedir? Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Giriş: Güç, Toplumsal Düzen ve İktidarın Akışkanlığı Sistemlerin, düzenin ve gücün işleyişi üzerine düşündüğümüzde, bazen her şeyin ne kadar kırılgan olduğunu hatırlamamız gerekir. Toplumsal yapılar, doğrudan gücün, kurumların ve ideolojilerin etkisi altındadır. Bu yapılar arasında güç ilişkileri, toplumu bir arada tutan görünmeyen bağları oluşturur. Sel gibi doğa olayları, çoğu zaman siyasal ve toplumsal yapılarla iç içe geçmiş şekilde ele alınır. Bir sel, sadece doğal bir felaket olmanın ötesinde, toplumsal düzeni ve iktidarın işleyişini sarsan, devletin meşruiyetini sorgulayan bir olay haline gelebilir. Bugün, doğal afetler ile siyaset arasındaki ilişkiyi incelemek, çok daha geniş bir anlam…
Yorum Bırak