İçeriğe geç

İşaret dili neden yasaklandı ?

“İşaret dili neden yasaklandı?” sorusunun peşinde İzmir sokaklarında kaybolmak

Değerli Kingquenson okurları, bu makalemizde “İşaret dili neden yasaklandı” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.

İzmir’de sabah uyanınca insanın aklına iki şey gelir: biri simit mi boyoz mu, diğeri de internetin derinliklerinden sızmış garip bir soru. Son günlerde benim kafamı kurcalayan şey ise şu: “İşaret dili neden yasaklandı?”

Bunu ilk gördüğümde ciddiyim, kahveyi yanlışlıkla burnuma kaçırıyordum. Çünkü böyle bir şey ya çok ciddi bir yanlış anlaşılma olur ya da internetin “bir gece sıkılıp uydurduğu şehir efsanelerinden biri” kategorisine girer. Ama ben de ne yapıyorum? Tabii ki konuyu bırakmıyorum. Çünkü ben bırakınca konu beni daha çok buluyor.

İç sesim hemen devreye giriyor:

“Abi yasaklandıysa biz nasıl hâlâ ‘ellerle konuşan insanlar’ görüyoruz?”

Ben: “Sus biraz, araştırıyorum.”

Ve böylece İzmir’in rüzgârı eşliğinde, kendi kendime yarı dedektif moduna giriyorum.

İşaret dili neden yasaklandı? sorusunun internet versiyonu

İnternet denen şey bazen ciddi bilgi kaynağı, bazen de mahalledeki “abim söyledi” tayfasının global versiyonu gibi çalışıyor. Bir gün biri bir şey yazıyor, ertesi gün herkes “bunu devlet gizliyor” moduna giriyor.

“İşaret dili neden yasaklandı?” sorusu da bana tam olarak bunu hissettirdi.

Bir kafede oturuyorum, Karşıyaka taraflarında, önümde filtre kahve, yan masada iki kişi hararetli konuşuyor:

– “Ya geçen TikTok’ta gördüm, işaret dili yasaklanmış.”

– “Ne alaka ya, kim yasaklayacak?”

– “Bilmiyorum ama biri çok ciddi anlatıyordu.”

Ben içimden:

“Evet, biri çok ciddi anlatıyorsa kesin doğrudur. Çünkü internet asla abartmaz…”

Sonra dayanamayıp lafa karışıyorum:

“Arkadaşlar, yasaklanmış olsa ben şu an siparişimi nasıl veriyorum? Sessizce ‘ekstra süt’ işareti yapıyorum mesela.”

Garson geliyor, yüz ifadesi: “Bu masa yine ne tartışıyor?”

Gündelik hayat ve yanlış anlaşılmaların komik gücü

Bazen mesele bilgi eksikliği değil, hayal gücünün fazla çalışması oluyor. “İşaret dili neden yasaklandı?” sorusu da biraz böyle bir yere oturuyor benim gözümde.

İzmir’de toplu taşımada bile insanın aklına bin türlü senaryo geliyor. Geçen otobüste iki arkadaş sessizce elleriyle bir şey anlatıyordu. Yanımdaki teyze eğilip fısıldadı:

– “Bunlar kesin gizli bir şey konuşuyor.”

Ben düşündüm:

“Evet teyze, kesin uluslararası casusluk operasyonu… Buca’dan başlıyor operasyon.”

Gerçekte muhtemelen sadece “akşam nereye gidelim?” tartışmasıydı.

Ama insan beyni boşluğu sevmez. Boşluğu doldururken de bazen Netflix senaryosu yazıyor.

Benim iç sesim: gereksiz dramatik yorumcu

İç sesim burada devreye giriyor:

“Bak kardeşim, dünya zaten yeterince karmaşık. Bir de işaret dili yasaklandı mı diye düşünme.”

Ben:

“Kolay mı? Başlık öyle.”

İç ses:

“Başlık yanlış olabilir.”

Ben:

“Olabilir ama araştırıyorum işte, bırak.”

Ve böylece kendi içimde mini bir tartışma mahkemesi kuruluyor.

İşaret dili neden yasaklandı? sorusunu ciddiye alan kafalar

Bazı insanlar gerçekten bu tür başlıklara bakıp “kesin bir şey oldu” diye düşünüyor. Çünkü bilgiye ulaşmak kolay ama doğruyu ayıklamak biraz sabır işi.

Ben bunu en çok markette hissediyorum. Kasiyerle arkamdaki müşteri arasında geçen diyalog:

– “Poşet yasaklandı mı?”

– “Yok abla, ücretli.”

– “Ha ben de dedim artık poşetle de bir şey yapmıyorlar.”

İşte aynı kafa yapısı “İşaret dili neden yasaklandı?” sorusunda da çalışıyor olabilir. Bir kelime, bir yanlış bağlam, bir yarım bilgi… Sonra ortaya koca bir efsane çıkıyor.

Ben İzmir’de bunu düşünürken kendi kendime gülüyorum. Çünkü bu şehirde insanlar zaten elleriyle konuşuyor. Yasak gelse en çok biz etkileniriz. Konak’ta kimse iki dakika sessiz duramaz mesela.

Arkadaş ortamı: teoriler, abartılar ve bol kahkaha

Geçen gün arkadaşlarla Alsancak’ta oturuyoruz. Konu yine bir şekilde saçma bir yere bağlandı.

Arkadaş 1:

– “İşaret dili neden yasaklandı diye bir şey gördüm.”

Arkadaş 2:

– “Yasaklanmadı ya o.”

Ben:

– “Bakın, eğer yasaklandıysa biz şu an grup sohbetini yanlış yapıyoruz. Sessiz grup kurmamız gerekiyor.”

Herkes gülüyor.

Sonra ben ciddileşiyorum:

“Düşünsene, biri sana sinirlendiğinde sadece elleriyle kavga ediyor. Ses yok, bağırma yok. Sadece dramatik el hareketleri.”

Arkadaş 1:

– “Zaten İzmir’de trafik böyle değil mi?”

Haklı.

Bir anda zihnimde tiyatro sahnesi

Bir sahne canlanıyor:

Sahne: İzmir trafiği

Karakterler: iki sürücü

Diyalog yok

Sadece el hareketleri

Arka fonda korna senfonisi

Ve ben içimden düşünüyorum:

“Eğer işaret dili yasaklansaydı, trafik tamamen sessiz film olurdu.”

Ama sonra kendime geliyorum. Çünkü mesele zaten yasaklanma değil, yanlış anlamaların komik büyümesi.

İzmir sokaklarında düşünürken büyüyen sorular

Kordon’da yürürken bazen insan fazla düşünür. Denize bakarsın, martılar bağırır, biri gitar çalar, biri selfie çeker… Ve sen şunu düşünürsün:

“İşaret dili neden yasaklandı?”

Sonra hemen kendine gülersin:

“Ben ne düşünüyorum ya?”

Ama işin garip yanı, bu tür sorular aslında insanı başka bir şeye götürüyor. İletişim, yanlış anlaşılma, bilgi kirliliği… Hepsi birbirine bağlanıyor.

Bir bankta otururken yanımdaki çocuk annesine bir şey anlatıyor ama ses çıkarmıyor, sadece elleriyle hareket ediyor. Annesi anlıyor, gülümsüyor.

O an içimden geçiyor:

“Yasak falan değil bu. Bu bildiğin hayatın kendisi.”

Yanlış bilginin komik dolaşımı

“İşaret dili neden yasaklandı?” sorusu bana şunu hatırlatıyor: İnsanlar bazen bilgiye değil, hikâyeye inanıyor.

Birisi bir şey söylüyor:

– “Bunu duydum.”

Diğeri ekliyor:

– “Ben de duydum.”

Üçüncüsü:

– “O zaman doğrudur.”

Ve böylece bilgi değil, zincirleme duyum sistemi oluşuyor.

Ben buna İzmir versiyonu diyorum:

“Bir kişi görür, iki kişi abartır, üç kişi efsane yapar.”

Kendi kendime final tartışması

İç sesim tekrar geliyor:

“Sen aslında ciddi bir şeyi mi anlatıyorsun, yoksa sadece dalga mı geçiyorsun?”

Ben:

“İkisi de. Çünkü hayat öyle.”

İç ses:

“İyi de başlık…”

Ben:

“Başlık soru işareti zaten, kimse kesinlik iddia etmiyor.”

Ve bu küçük iç tartışma da kapanıyor.

Son bir sahne: İzmir gecesi ve düşünce karmaşası

Bunu da Okuyun: İnternet kotadan kullanım ne demek ?

Gece geç saat. Sokaklar biraz sessiz. Telefon elimde, hâlâ o soruya bakıyorum: “İşaret dili neden yasaklandı?”

Sonra telefonu kilitliyorum.

Çünkü bazen cevap aramak değil, sorunun kendisinin nereden çıktığını anlamak gerekiyor.

İzmir gecesi rüzgâr yapıyor. Uzaktan bir kahkaha geliyor. Birileri yine elleriyle bir şey anlatıyor.

Ve ben sadece şunu düşünüyorum:

“Belki de bazı şeyler yasaklanmadı… sadece yanlış anlaşılmaların içinde kayboldu.”

Sonra gülümsüyorum. Çünkü günün sonunda, en çok da kendi kafamın yaptığı şakalara gülüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.ogretmenforum.com.tr https://modarazzi.com.tr https://kriptomimari.com.tr Sitemap
elexbet güncel girişbetexper bahisbetexper girişilbet giriş yap