İsrail Azerbaycan Uçakla Kaç Saat Sürer? Bir Yolculuğun Hikayesi
Kayseri’de yaşamaya başladığım ilk günlerden biriydi. Burası, küçük ama bir o kadar da yoğun bir şehir. Bir yandan kaybolmuş hayallerim, bir yandan şehirdeki insan manzaraları. Herkesin bir telaşı, bir koşuşturması vardı. Ama o gün, o kadar yavaş geçti ki… Ve tüm bu sakinliğin içinde bir anda kafamda beliren soru şu oldu: İsrail Azerbaycan uçakla kaç saat sürer?
Düşündüm, ne kadar basit bir soru, değil mi? Bir uçakla kaç saat süreceğini öğrenmek… Ama bana o kadar karmaşık geldi ki. Aslında bunu sormamın nedenini o an fark etmedim, ama belki de içinde bulunduğum ruh halini anlatmanın bir yoluydu. Öylesine bir soru değil, bir içsel yolculuktu bu. Bir şeylerin değiştiğini hissediyordum. Yola çıkmak istiyordum. Bir yere gitmek, bir şeylerden kaçmak… Ama daha da derinine inmek gerekirse, belki de sadece bir kayıptan bir başka kayıba yolculuk yapmaya hevesliydim.
Bütün Başlangıçlar Bir Yerden Başlar
Birkaç yıl önce, birkaç arkadaşım ve ben, Kayseri’de bir kafede otururken, birden bir konuşma başladı. Biri, İsrail ile Azerbaycan arasındaki uçuş süresinden bahsetmeye başladı. “İsrail Azerbaycan uçakla kaç saat sürer?” diye soran o kişi, ciddi bir şekilde uçuş zamanı hakkında bir şeyler söylemeye çalıştı. O an gülüp geçmiştim, ama içimde bir kıvılcım yanmıştı. Belki de gerçek hayatta bazen soruların cevabını değil, soruları ne zaman ve nasıl sorduğumuzu bilmek daha önemliydi.
O zamanlar hayatımda bir şey eksikti. Belki de bu sorular, gerçek dünyadaki kaçışı temsil ediyordu. Kayseri’nin o sıkıcı sokaklarında geçen o ilk yaz günlerinde, insanları izlerken fark ettim: Ne kadar çok düşünsem de, bu düşünceler beni sadece olduğu yerde daha da hapsederdi. Hedefim aslında sadece uçmak, biraz uzaklaşmaktı. Hani bir yerlerden, bir şeylerden kaçmak istiyorsunuz ya, ama nereye gideceğinizi bilemedikçe, her şey bir düğüm haline geliyor.
İsrail ve Azerbaycan arasındaki mesafe, bana belki de bir anlamda içsel bir yolculuğu işaret ediyordu. Bir tür geçiş aşaması… Çünkü zaman zaman hayat, çok ama çok zorlayıcı olabiliyor. İşte o anda, belki de sadece bir uçuş süresi hesaplama isteği, bir kayıptan başka bir kayıba geçiş yapmak için duyduğum o çok büyük arzuyu temsil ediyordu.
Uçuşun Zamanı: İsrail’den Azerbaycan’a Bir Yolculuk
Bir gün, o arkadaşla tekrar karşılaştık. Fark ettiğimiz şey, aslında içsel bir yolculuğa çıkmak istememizdi. Uçakla kaç saat sürdüğünü öğrenmekten çok, aslında neyin gerisinde kalmış olduğumuza dair bir sorgulama başlatmıştık. Yolda giderken birden ona söyledim: “Biliyor musun, belki de uçuş süresi değil, yolculuk yapmak önemli olan. Zaten bir yerden bir yere gitmek bile bazen bir anlam taşıyor. Ama bir yerden başka bir yere gitmek demek, bazı şeyleri kaybetmek ve bulmak demek.”
İşte o an, uçakların iniş ve kalkış saatlerini konuştukça, içimde bir şeylerin değişmeye başladığını fark ettim. O anın hemen sonrasında, İsrail’den Azerbaycan’a uçmanın, yalnızca birkaç saatin mesafesinde olmadığını, ruhsal olarak da bir geçiş olduğunu anladım. Belki de oraya ulaşmak, bir şeylerin başlangıcıydı.
Ve evet, İsrail ile Azerbaycan arasındaki uçak yolculuğu aslında yaklaşık 2 saat 40 dakika sürüyordu. Ama bana sorarsanız, uçakla bu mesafeyi kat etmek sadece bir yüzeysel şeydi. O an, çok daha derin bir şeyin içine girdim. Hayat, aslında kısa bir uçuş mesafesinden çok daha fazlasını ifade ediyordu.
Bir Yolculuğun Derinliği: İçsel Zaman
Bazen sorular, hayatın size verdiği cevaplardır. Gerçekten anlamak, bazen sadece bir uçuş süresi kadar basit değil. Bu kadar kısa mesafelerde bile, zamanın aslında çok derin olabileceğini fark ettim. Yani, bir şeyin başlangıcı ve sonu, uçuş süresine göre daha derindi. Mesela, o uçuş sırasında ne hissettiğimizi, havalandığımızda dünyadan nasıl bir hisle ayrıldığımızı, ve iniş yaptığımızda neler düşündüğümüzü düşünün. Bir zamanlar, bir uçak yolculuğuna çıkarken aklımda milyonlarca şey vardı: Sevdiklerim, belki de yapmam gereken işler… Ama bir gün, bunları bırakıp sadece “kendim”le kalmak istedim. Ve uçuş süresi belki de bu kararı vermemi sağlayan bir dönüm noktasıydı.
O gün, arkadaşım ve ben, aslında sadece uçakla gittiğimiz mesafeyi değil, neyi kaybettiğimizi, neyi bulduğumuzu konuştuk. “İsrail Azerbaycan uçakla kaç saat sürer?” sorusu, bizim için bir anlamda birer dönüm noktası haline gelmişti. Çünkü o soru, aslında sadece bir mesafeyi değil, kendimizi ne kadar yakın ya da uzak gördüğümüzü temsil ediyordu. Kimi zaman, sadece bir soruyu sormak, kimseye anlatamadığınız bir şeyin başlangıcı olabilir.
Sonuç: Uçuşlar, Mesafeler ve Kayıplar
Kayseri’ye dönerken, o kadar düşünmüştüm ki. Uçakla iki saat sürecek bir mesafe, aslında bir insanın hayatındaki zamanın ne kadar kısa ama bir o kadar da uzun olabileceğini anlatıyordu. Bazen kayıplarımız, ne kadar küçük görünseler de, aslında biz fark etmeden bizi bambaşka yerlere götürür. İsrail’den Azerbaycan’a bir uçuş süresi, hayatın bazen sadece kısa bir anını yakalamak gibidir. Ama o an, bir şeylerin değişmesini, kaybolmasını ya da bir şeyin sonunda bulunmasını da simgeliyor olabilir.
Sonuçta, belki de doğru yanıt, ne kadar mesafe olduğu değil, o mesafeyi ne kadar hissettiğinizdir. Ve belki de her uçuş, içsel bir yolculuğun başlangıcıdır.